Edirne · Hukuki bilgilendirme
Adli Sicil (Sabıka) Kaydı ve Arşiv Kaydının Silinmesi
Halk arasında “sabıka kaydı” denilen adli sicil kaydı, ceza infaz edildiğinde kendiliğinden silinmez; önce arşiv kaydına dönüşür ve ancak kanunda gösterilen süreler dolunca tamamen silinir. İş başvurularında ve kamu görevine girişte bu ayrım önemlidir.
Kısa bilgiler
- Arşive alınma
- Cezanın infazı, şikâyetten vazgeçme, etkin pişmanlık, ceza zamanaşımı veya genel af ile (5352 s. Kanun m. 9)
- Doğrudan arşive
- Adli para cezaları ve ertelenen cezalara ilişkin kayıtlar
- Arşiv kaydının silinmesi
- Kural olarak arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten 5 yıl sonra (m. 12)
- Hak yoksunluğu doğuran mahkûmiyetler
- Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı varsa 15 yıl, yoksa 30 yıl sonra
- Hakların geri verilmesi
- İnfazdan itibaren 3 yıl iyi hal; bazı hallerde kesinleşmeden itibaren 5 yıl (m. 13/A)
Adli sicil kaydı ve arşiv kaydı farkı
- Adli sicil kaydı: Kesinleşmiş mahkûmiyet kararlarının işlendiği kayıttır. Ceza infaz edilene kadar burada durur.
- Arşiv kaydı: Cezanın infazı tamamlandığında, şikâyetten vazgeçildiğinde, etkin pişmanlık, ceza zamanaşımı veya genel af hallerinde kayıt adli sicilden silinerek arşive alınır. Adli para cezaları ve ertelenen cezalar ise doğrudan arşive kaydedilir.
Arşiv kaydı herkese açık değildir; yalnızca kanunda sayılan merciler ve kişinin kendisi tarafından istenebilir.
Arşiv kaydı ne zaman tamamen silinir?
5352 sayılı Kanun’un 12. maddesine göre:
- İlgilinin ölümü halinde kayıtlar tamamen silinir.
- Anayasa’nın 76. maddesinde ve TCK dışındaki kanunlarda hak yoksunluğu öngörülen mahkûmiyetlerde: yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı varsa arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren 15 yıl, böyle bir karar yoksa 30 yıl geçmesiyle silinir.
- Diğer mahkûmiyetlerde arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren 5 yıl geçmesiyle silinir.
Yasaklanmış hakların geri verilmesi
Bazı mahkûmiyetler, TCK dışındaki kanunlara göre (örneğin belirli meslek veya görevlere giriş bakımından) hak yoksunluğu doğurur. Bu yoksunluk, mahkemeden yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınarak giderilebilir. Bunun için kural olarak cezanın infazından itibaren üç yıl geçmiş olması, bu sürede yeni bir suç işlenmemesi ve kişinin iyi halli yaşadığı kanaatinin oluşması gerekir. Karar, hükmü veren mahkemeden veya kişinin yerleşim yerindeki aynı derecedeki mahkemeden istenir.
İlgili sayfa: Ceza Hukuku · Makale: 12. Yargı Paketi ve HAGB değişikliği
Sık sorulan sorular
e-Devlet’teki kaydımda eski bir mahkûmiyet görünüyor. Silinmesi için başvurmam gerekir mi?
Kanuni şartlar oluştuğunda kayıtların arşive alınması ve silinmesi kural olarak kendiliğinden yapılır. Süre dolduğu halde kayıt silinmemişse Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne başvurulabilir; başvurunun reddine karşı idari yargı yolu açıktır.
Arşiv kaydımı işverenim görebilir mi?
Arşiv bilgileri; kişinin kendisi veya vekili tarafından kullanım amacı belirtilerek, soruşturma ve kovuşturma kapsamında savcılık ve mahkemeler, seçim kurulları ve özel kanunlarda gösterilen kamu kurumları tarafından istenebilir. Kanunda açıkça belirtilmedikçe bu bilgiler kişiyi bir haktan yoksun bırakmak için dayanak yapılamaz.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) sabıka kaydına işler mi?
HAGB kararları adli sicile değil, bunlara mahsus ayrı bir sisteme kaydedilir ve kural olarak yalnızca bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak istenebilir. Denetim süresi yükümlülüklere uyularak tamamlanırsa dava düşer. HAGB’nin şartları 7589 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenmiştir.
Fiil artık suç değil. Kaydım ne olur?
Fiil kanunla suç olmaktan çıkarılmışsa buna ilişkin adli sicil ve arşiv kayıtları talep aranmaksızın silinir. Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda beraat kararı kesinleşirse önceki mahkûmiyet kaydı da silinir.
İlgili makaleler
Dayanak mevzuat ve resmî kaynaklar
- 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu (mevzuat.gov.tr)
- Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü
Son güncelleme:
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları değişebilir; her olay kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir.